Cildiniz Neden Donuk Görünüyor? 3 Sebep

Dr. Sinan Akyürek donuk cildin üç temel sebebini anlatıyor: nem kaybı, ölü hücre birikimi ve güneş hasarı. Hangi sebebe hangi protokol, evde ne yapılır?

Dr. Sinan Akyürek Klinik — donuk cildin sebepleri ve cilt yenileme protokolleri

“Hocam, aslında bir sorunum yok ama cildim sönük duruyor.” Bu cümleyi muayenede çok sık duyuyorum. Arkasından genelde şu geliyor: “Uyuyorum, dinleniyorum, yine de yorgun görünüyorum.” Bu tarif bana çok tanıdık.

Donukluk çoğu zaman bir sonuç. Cildin ışığı nasıl geri yansıttığıyla ilgili. Yüzey düzgün ve su doluysa gelen ışık aynı açıyla geri döner, siz buna canlılık dersiniz. Yüzey bozulduysa ışık dağılır ve göz bunu matlık olarak okur. Dolayısıyla donukluğu çözmek için yüzeyi düzeltmek gerekiyor. Benim gördüğüm kadarıyla bu yüzeyi bozan üç ana sebep var ve üçünün çözümü birbirinden farklı.

Birinci sebep: cilt susuz kaldığında

Önce kuru cilt ile susuz cildi ayıralım, çünkü hastalarımın yarısı kendini yanlış tanımlıyor. Kuruluk yağ eksikliğidir. Yapısaldır, çoğu zaman hayat boyu devam eder. Susuzluk ise su eksikliğidir ve geçicidir. En yağlı ciltte bile olur. Donukluğun asıl sorumlusu ikincisi.

Şimdi cildimizin parlaklığını ve esnekliğini sağlayan şey su. Ciltte suyu tutan molekül hyalüronik asit. Onu bir sünger gibi düşünün. Dolduğunda dokuyu içeriden kabartır, üstteki tabakayı gerer ve yüzey düzleşir. Yaşla beraber bu süngerin hacmi azalıyor. Sıcak duş, klima, sigara, uykusuzluk ve az su içmek de eklenince sünger büzüşüyor. Üstündeki deri de onunla birlikte büzüşüyor ve mikroskobik düzeyde binlerce küçük çöküntü oluşuyor.

Kuruyan cildi taze yaprakla kuru yaprağa benzetiyorum. Taze bir yaprağı buruşturup bırakırsanız eski haline döner. Kuru yaprağı buruşturursanız çatır çutur elinizde kalır. Cilt de kuruduğunda, mimik yaptıkça katlanan yerlerde gözle görülmeyen mikro çatlaklar oluşuyor ve ışık artık düz bir yüzeye çarpmıyor.

Burada yaptığımız iş, suyu bağlayan molekülü doğrudan ihtiyacı olan katmana vermek. Mezoterapi bunu yapıyor. Mikro dozlarda hyalüronik asit, vitamin ve mineral karışımını yüzeyel dermise ulaştırıyoruz. Hacim eklemiyor, doku doldurmuyor, sadece susamış katmanı suluyor.

İkinci sebep: yenilenme yavaşladığında

Cildiniz kendini sürekli yeniliyor. Alt katmanda doğan hücreler yüzeye doğru çıkıyor, yolda düzleşip kuruyor, en üstte bir kalkan tabakası oluşturup dökülüyor. Gençken bu döngü üç dört hafta kadar sürüyor. Kırklı yaşlardan sonra belirgin biçimde uzuyor, kimi zaman altı haftaya çıkıyor.

Bu ne demek? Ölmüş, düzleşmiş hücreler yüzeyde olması gerekenden çok daha uzun süre bekliyor demek. Altındaki cilt sağlam, sadece üstü örtülü. Muayenede “cildim eskisi gibi parlamıyor” diyen kırk yaş üstü hastalarımın çoğunda temel mesele bu.

Çözüm, cildin üstündeki bu yıpranmış tabakayı kontrollü biçimde kaldırmak. Kimyasal peeling, yüzeydeki hücreler arası bağları çözerek dökülmeyi hızlandırıyor. Yalnız burada abartıya kaçmamak lazım. “Ne kadar çok soyarsam o kadar iyi olur” diye bir kural yok. Agresif ve sık uygulama cilt bariyerini yıpratıyor, geride hassasiyet ve kızarıklık bırakıyor. Ben genellikle yüzeyel ile orta derinlik arasında, aralıklı bir seri planlıyorum ve arada cildin toparlanmasına izin veriyorum. Peelingleri yaz aylarında da pek tercih etmiyoruz, bu iş için kış daha uygun.

Üçüncü sebep: güneş hasarı

Üçüncü sebep en yavaş birikeni: fotoyaşlanma. Güneşin UV ışınları yıllar içinde iki şey yapıyor. Kolajen ve elastin liflerini parçalayıp dokunun sıkılığını azaltıyor. Bir yandan da melanin üretimini düzensizleştirip ciltte eşit olmayan bir renk dağılımı yaratıyor. İkisi bir araya gelince ortaya tek renk olmayan, gevşemiş ve mat bir yüzey çıkıyor.

Renk düzensizliğinin donukluktaki payı hafife alınıyor. Göz, eşit tonlu bir yüzeyi parlak görüyor. Benekli, gölgeli bir yüzeyi ise yorgun ve kirli okuyor. Lekeleriniz koyu olmasa bile homojen olmayan bir ton tek başına cildi sönük gösterebiliyor.

Dürüst olayım: yılların güneş hasarını tamamen geri almak maalesef mümkün değil. Ama önemli ölçüde onarabiliyoruz. Burada iki yaklaşım öne çıkıyor. Biri cildin kendi onarım mekanizmasını uyaran somon DNA (polinükleotid) uygulamaları, öbürü renk düzensizliğini hedefleyen leke tedavisi protokolleri. Ama bugünkü hasarı onarırken yarınki hasarı üretmeye devam ederseniz iş, iki muslukla doldurup üç muslukla boşalttığınız bir havuza dönüyor. Leke tedavilerini yaz aylarında yapmayı bu yüzden pek tercih etmiyoruz ve güneş koruyucuyu tedavinin temeli sayıyoruz.

Donuk cildin üç temel sebebi: yüzeyde ölü hücre birikimi, ara katmanda nem kaybı, derinde güneş hasarı

Hangi sebep sizde baskın?

Üç sebep çoğu insanda bir arada bulunuyor ama genelde biri öne çıkıyor. Muayenede ayırt etmek için baktığım bazı işaretler var.

Su kaybı baskınsa cilt gün içinde gerginlik hissi veriyor, makyaj tutmuyor, ince çizgiler sabahları daha belirgin oluyor. Nemlendirici sürünce de kısa süreliğine belirgin biçimde düzeliyor.

Ölü hücre birikiminde yüzeyde hafif bir pürüz hissediliyor ve gözenekler tıkalı görünüyor. Hastam bunu “sürdüğüm ürünler cilde girmiyor gibi” diye anlatıyor.

Güneş hasarında ton eşitsiz, elmacık ve alın bölgesinde benekler var. Boyun ve dekoltedeki cilt de yüzden daha yıpranmış görünüyor.

Bu ayrımı yapmak neden bu kadar önemli? Çünkü yanlış sebebe uygulanan doğru tedavi sonuç vermiyor. Susuz bir cilde peeling yaparsanız donukluk çözülmüyor, üstüne bir de bariyeri zorluyorsunuz. Bu yüzden ilk görüşmede protokol konuşmadan önce yüz analizi yapıyoruz. Hangi katmanın sorun çıkardığını görmeden plan kurmuyorum.

Evde ne yapabilirsiniz?

Klinikte yaptığımız iş, evdeki rutin bozuksa yarım kalıyor. Biz dokunuzu iyileştirmeye yardımcı oluruz, korumak sizin ev ödeviniz. Bunun için kalabalık bir rafa ihtiyacınız yok, birkaç doğru adım yetiyor.

Temizlikte agresif olmayın. Cildi gıcırdayana kadar yıkamak bariyeri zayıflatıyor, ılık su ve yumuşak bir temizleyici yeterli. Nemlendiriciyi cilt hâlâ nemliyken sürün, çünkü kuru cilde sürülen nemlendirici tutacak su bulamıyor. Güneş koruyucuyu mevsim gözetmeden kullanın. Bulutlu günde de, camdan gelen ışıkta da UVA çalışmaya devam ediyor.

Su ve uyku da bu işin içinde. İkisi de cildin gece yenilenme kapasitesini doğrudan etkiliyor. Suyu yalnız bardaktan düşünmeyin. İçtiğiniz su bağırsaklardan emilip idrarla atılıyor ve bu çok uzun bir süreç sayılmaz. Havuç, pancar gibi içinde bolca su bulunan, sindirimi uzun süren sebze ve meyveler gün boyu su vermeye devam ediyor.

Sigara konusunda da bir şey söylemem gerekiyor. Damarları daraltıp cilde giden oksijeni azaltıyor ve donukluğun en inatçı sebeplerinden biri. Günde üç paket sigara içen biriyle hiç içmemiş birini kıyaslayamazsınız. Bunu tam telafi edecek bir işlem yok.

Evde destekleyen beş alışkanlık: nazik temizlik, nemli cilde nemlendirici, her mevsim güneş koruyucu, su ve uyku, sigaranın etkisi

Ne zaman bir uzmana görünmelisiniz? Benim koyduğum eşik şu: doğru bir ev rutinini iki üç ay düzenli uyguladığınız halde belirgin bir fark görmüyorsanız mesele yüzeyin altındadır. Lekelerde hızlı bir değişim, yeni çıkıp büyüyen bir benek ya da geçmeyen bir kızarıklık varsa iki üç ay beklemeyin. Bu durumların tıbbi olarak değerlendirilmesi gerekiyor.

Kaynaklar ve İleri Okuma

İlgili tedavi: Mezoterapi — detayları görüntüle

Randevu

Sorularınız için danışın

WhatsApp’tan birkaç dakikada bilgi alın, ücretsiz konsültasyon planlayın.