Sıvı Yüz Germe Nedir, Ameliyattan Farkı Ne?
Sıvı yüz germe nedir, cerrahi germeden farkı ne, hangi bölgelerde işe yarar? Dr. Sinan Akyürek doğal sonuç felsefesini ve gerçekçi beklentileri anlatıyor.
“Yüzümü germek istiyorum.” Muayenede bu cümleyi çok duyuyorum. Biraz konuşunca asıl istenen ortaya çıkıyor. Hastam yorgun görünmek istemiyor, kendisi gibi ama daha dinlenmiş görünmek istiyor. Son yıllarda insanlar abartılı dolgu ve toksin uygulamalarından çekinir oldu. Yaşlandıkları biraz belli olsun ama daha canlı, daha dinamik görünsünler istiyorlar. Sıvı yüz germe tam bu noktada devreye giriyor. Benim bu işlemdeki amacım, zamanla kaybedilen desteği yerine koyup yüzün oranlarını toparlamak.
Sıvı yüz germe nedir?
Sıvı yüz germe ameliyatsız bir yöntem. Yüzün hacim ve oran kaybettiği bölgelere doğru ürünleri planlı biçimde uyguluyoruz. Bunlar dolgu, biyouyarıcılar ya da ip askılama gibi teknikler olabiliyor. “Sıvı” adı, bistüri yerine enjeksiyonla çalışılmasından geliyor.
Ben sıvı yüz germeye bir konsept olarak bakıyorum. Kolajeni artırmak her yüzde yetmiyor, bazen hacim de gerekiyor. Tek bir bölgeye dolgu yapmak da yüz germe sayılmaz. Yüzü bir bütün olarak okuyup hangi katmanda ne kaybedildiğini görmek gerekiyor.
Yüz neden düşmeye başlar?
Yaşlanma yalnız deride olmuyor. Yıllar içinde önce yağ yastıkçıkları yer değiştirip inceliyor, sonra kemik desteği azalıyor, en son deri gevşiyor. Yüz alttan desteğini kaybediyor. Bu desteği yerine koyduğumuzda yüz, saçınızı sıkı bir at kuyruğu yaptığınızda olduğu gibi toparlanıyor. Yalnız deriyi germeye çalışmak ise çoğu zaman yapay görünen bir sonuç veriyor, çünkü asıl eksik derinin altındaki hacimde.
Cerrahi yüz germeden farkı ne?
Cerrahi germe gevşeyen deriyi alıp dokuları yukarı taşıyor. Belirgin sarkmalarda hâlâ değerli bir yöntem. Sıvı yüz germe ise kaybedilen desteği geri koyarak çalışıyor.
İyileşme süresi farklı. Cerrahide haftalar sürüyor, sıvı yöntemde çoğu hasta ertesi gün sosyal hayatına dönüyor. Geri dönüşte de fark var. Cerrahinin sonucu kalıcı, sıvı yöntemde kullanılan ürünler zamanla çözünüyor. Bu da aşırıya kaçma riskini azaltıyor. Sıvı yöntemde ayrıca adım adım ilerleyip her seansta sonucu değerlendirebiliyoruz.
İkisi birbirinin rakibi sayılmaz, doğru hastaya doğru yöntem seçiliyor. Bazı hastalara açıkça “sizin durumunuzda cerrahi daha doğru” dediğim de oluyor.
Hangi bölgelerde işe yarar?
En sık orta yüz ve elmacıkla çalışıyorum. Buraya hacim geri geldiğinde bütün yüz yukarı toparlanmış görünüyor. Çene ve jawline hattı da sık çalıştığımız bölgeler. Net bir alt yüz çizgisi yüzü daha dinç gösteriyor. Gıdı ve ağız kenarı çizgilerinde destek geri konduğunda çizgiler yumuşuyor. Bir de şakak çukurlaşması var. Çoğu kişi fark etmiyor ama yüze yorgun bir ifade veriyor.
Doğal sonuç nasıl korunur?
Burada azı bilmek gerekiyor. Yüzü tek seansta tamamlamaya çalışmıyorum, ölçülü ilerlemeyi tercih ediyorum. Yüz analizine de bu yüzden önem veriyorum. Oranları görmeden yapılan enjeksiyon dengeyi bozabiliyor.
Benim için önemli olan, sizi görenlerin “bu kendine ne yapmış” demeden sizde bir güzelleşme fark etmesi.
Kimler için uygun?
Erken ve orta dönem hacim ve oran kaybı yaşayan, ameliyat istemeyen ya da ameliyat için henüz erken olan kişiler için çok uygun. Burada yaştan çok yüzün ne kadar değiştiği belirleyici oluyor. İleri derecede deri fazlalığı olanlarda tek başına yeterli olmayabiliyor, bunu muayenede açıkça konuşuyoruz. Gebelik ve emzirme döneminde ve aktif cilt enfeksiyonu varsa işlemi erteliyoruz.