Somon DNA (Polinükleotid) Nedir, Ne İşe Yarar?

Dr. Sinan Akyürek anlatıyor: somon DNA gerçekte nedir, dolgu ve mezoterapiden farkı nedir, göz altında ne yapar, kaç seans sürer ve kimlere uygun değildir.

Dr. Sinan Akyürek Klinik — polinükleotid ile cilt onarımı yaklaşımı

Adı yüzünden en çok soru alan işlem hangisi derseniz hiç düşünmeden bunu söylerim. Hasta oturur, biraz çekinerek sorar: “Hocam, gerçekten balığın DNA’sı mı yüzüme giriyor?” Bu tedirginliği çok iyi anlıyorum, isim gerçekten kulağa tuhaf geliyor.

Somon DNA dediğimiz şeyin ne balıkla ne de sizin genetiğinizle bir alıp vereceği var. İsim yalnızca hammaddenin nereden geldiğini söylüyor. Önce bunun ne demek olduğunu açayım, geri kalanında anlaşmamız kolay olur.

Peki somon DNA gerçekte nedir?

Bizim dilimizdeki adı polinükleotid. Nükleotidler, DNA zincirinin tuğlaları. Bu tuğlalardan oluşan kısa zincirler somon balığının süt bezlerinden elde ediliyor. Sonra arıtılıp saflaştırılıyor ve genetik bilgi taşıyan uzun diziler parçalanıyor. Elinizde kalan şey sadece yapı taşları.

Neden somon? Somon DNA’sı, insan DNA’sına benzerliğiyle bilinen bir molekül. Bu balığın nükleotid zincirleri insan dokusuna oldukça yakın davranıyor ve bağışıklık sistemimiz onları yabancı bir tehdit olarak görmüyor. Cildi onarabilmesi de bu sayede.

Dokuya bırakıldıklarında iki şey bekliyoruz. Birincisi, bu zincirler suyu bağlayan bir ağ kuruyor. İkincisi, ki benim için daha kıymetli olanı, fibroblast dediğimiz kolajen fabrikalarını çalışmaya davet ediyorlar. Pratikte bunu cildin canlanması, ince çizgilerin açılması ve su tutma kapasitesinin artması olarak görüyoruz. Gözenek ve leke görünümüne de iyi geliyor. Lekeyi yok etmiyor ama hafifletiyor.

Cildi bir sünger tabakası gibi düşünün. Kurumuş bir süngerin şekli yerindedir ama suyunu ve iç yapısındaki esnekliği kaybetmiştir. Polinükleotid o süngere hem suyunu geri vermeyi hem de iç yapısını onarmasına yardım etmeyi hedefliyor.

Dolgudan ve mezoterapiden farkı nerede?

Bu üçü sık sık aynı cümlede geçtiği için karışıyor ama biri öbürünün yerine geçmiyor.

Dolgu bir form işi. Çökmüş bir bölgeye destek koyuyor, hacmi geri getiriyor, oranı değiştiriyor. Klasik mezoterapi ise bir besleme işi. Cilde vitamin, mineral ve amino asit karışımı taşıyor, dokuyu destekliyor. Polinükleotid üçüncü bir soruya cevap veriyor: doku kendini onarabiliyor mu?

Dolayısıyla kliniğimde onu onarım işlemleri arasında sayıyorum ve planı da buna göre kuruyorum.

Üç yaklaşımın karşılaştırması: dolgu hacim ve form ekler, mezoterapi vitamin-mineral desteği taşır, polinükleotid dokunun kendi onarımını destekler

Peki bu üçü aynı hastada birlikte kullanılır mı? Sıklıkla evet, ama sırasını planlayarak.

Göz altında neden bu kadar konuşuluyor?

Göz altı derisi vücudun en ince derisi, kimi bölgede bir milimetrenin çok altında. Bu incelik hem işi zorlaştırıyor hem de polinükleotidi bu bölgede kıymetli kılıyor. Çünkü buraya hacim eklemek her zaman doğru cevap olmuyor. Bazen sorun derinin kendisinde. Deri incelmiş, şeffaflaşmış ve altındaki damarlar görünür hale gelmiş oluyor.

Böyle bir tabloda dokunun kalınlaşmasını ve toparlanmasını desteklemek, hacim eklemekten daha akıllıca bir hamle. İnce çizgilerde de aynı mantık geçerli. Yalnız her somon DNA ürünü göz altına uygun olmuyor. Bazıları fazlaca ödem yapabiliyor, bu yüzden göz altı için ayrı ürün seçiyoruz.

Ne yapabileceğimizi konuşmadan önce ne yapamayacağımızı konuşmayı tercih ediyorum. Göz altı torbası dediğimiz kabarıklık, altındaki yağ yastıkçığının öne doğru fıtıklaşmasıdır. Polinükleotid o torbayı maalesef almaz, alır diyen olursa inanmayın. Koyu halka tamamen pigment kaynaklıysa oradaki hedefimiz de farklı olur. O zaman göz altı ışıltı yaklaşımı ya da başka bir protokol devreye girer.

Seans planı ve sürecin gerçek takvimi

Ortalama planlama 3-4 seans, aralar iki ila üç hafta. İşlem 15-20 dakika sürüyor, öncesinde uyuşturucu krem uyguluyoruz.

Sabır isteyen kısım burası. Çıkışta aynaya bakıp “oldu” diyeceğiniz bir işlem sayılmaz. Beklediğimiz şey sizin kendi hücrelerinizin üretimi ve bunun kendi süresi var. Cildin ışığında ve dokusunda fark genellikle ikinci seanstan sonra başlıyor. Asıl tabloyu ise kürün bitiminden birkaç hafta sonra değerlendiriyoruz.

Somon DNA kür takvimi: ilk seans, iki-üç hafta arayla tekrar seanslar, kürün tamamlanması ve birkaç hafta sonra asıl değerlendirme

Uygulamadan sonra birkaç saat süren küçük kabarcıklar, nadiren de minik morarmalar olabiliyor. Sosyal hayata aynı gün dönüyorsunuz.

Kimlere uygun, kimlere değil?

Benim tecrübemde en iyi yanıtı, belirgin hacim kaybı olmayan ama cildi incelmiş, donuklaşmış, ince çizgileri belirginleşmiş hastalar veriyor. Göz çevresi, yanak, boyun ve el sırtı sık çalıştığımız bölgeler. Enerji cihazları ya da peeling sonrasında onarım desteği olarak da planlıyoruz.

Uygun olmayan durumlar da belli. Gebelik ve emzirme dönemi, uygulama bölgesinde aktif cilt enfeksiyonu, kontrolsüz otoimmün hastalık ve balık ürünlerine karşı bilinen ciddi alerji. Alerji öyküsü olan hastada ısrar etmiyorum, başka protokoller var.

Her hastama söylediğim gibi, biz dokunuzu iyileştirmeye yardımcı oluruz, korumak sizin ev ödeviniz. Güneş koruyucu, uyku, su ve sigara, kür boyunca yaptığımız işin etkisinin ne kadar süreceğini benden çok belirliyor.

Kaynaklar ve İleri Okuma

  • T.C. Sağlık Bakanlığı / TİTCK — tıbbi cihaz ve ürünlerin ruhsat, güvenlik ve tanıtım düzenlemeleri: titck.gov.tr
  • PubMed — polinükleotid ve doku onarımı üzerine hakemli literatür taraması: pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
  • American Academy of Dermatology — cilt yaşlanması, nem bariyeri ve güneş korumasının rolü: aad.org
  • Cleveland Clinic — göz altı morlukları ve nedenleri üzerine genel hasta rehberi: my.clevelandclinic.org

İlgili tedavi: Somon DNA — detayları görüntüle

Randevu

Sorularınız için danışın

WhatsApp’tan birkaç dakikada bilgi alın, ücretsiz konsültasyon planlayın.