Medikal Estetik Kliniği Nasıl Seçilir? Elinizdeki 5 Somut Kriter
Medikal estetik kliniği ve hekim seçerken diploma, sertifika, dürüst iletişim ve sterilizasyon nasıl değerlendirilir? Dr. Sinan Akyürek anlatıyor.
Muayenede bana en çok sorulan sorulardan biri bir işlemle ilgili olmuyor. “Doktor bey, ben nereden bileyim?” diye soruyorlar. Karşılarında onlarca reklam, birbirine benzeyen vaatler, aynı parlak fotoğraflar var. Hangisinin ciddi bir tıbbi kurum, hangisinin sadece iyi bir pazarlama ekibi olduğunu ayırt edemiyorlar. Bu soruyu soran kişi bence zaten doğru yolda, çünkü seçimi tesadüfe bırakmıyor.
Aslına bakarsanız hasta tarafında elle tutulur kriterler var ve hiçbiri tıp bilgisi gerektirmiyor. Bu yazıda size kendi kliniğimi anlatmayacağım, yerinize karar da vermeyeceğim. Bir hekim olarak ben başka bir yere gitseydim neye bakardım, onu anlatacağım. Beş başlık var ve hepsini bir görüşme içinde, siz oradayken kontrol edebilirsiniz.
1. Diploma kimin, iğneyi kim yapıyor?
En temel soru bu ve şaşırtıcı biçimde en az sorulan soru. Medikal estetik işlemleri tıbbi işlemlerdir. Enjeksiyon uygulamak, lazer kullanmak, cilde girmek hekim yetkisindedir. Yani sizinle görüşen kişinin diplomalı olması yetmez, işlemi yapan kişinin de hekim olması gerekir.
Pratikte gördüğüm tablo şu. Hasta hekimle görüşüyor, planı hekim yapıyor ama uygulamayı bambaşka biri yapıyor. Bunu anlamanın yolu çok basit, sorun. “Bu işlemi bugün kim uygulayacak?” sorusu kimseyi kırmaz. Kırıyorsa zaten cevabınızı almışsınızdır. Yanıt netse, bir isim veriliyorsa ve o kişi karşınıza çıkıp yüzünüze bakıyorsa yolun yarısını geçtiniz.
Bir de kimin ne kadar süredir bu işi yaptığı meselesi var. Estetik hekimliği tekrar üzerine kurulu bir alan. Aynı işlemi yüzlerce kez yapmış bir el ile ilk kez yapan bir el arasındaki fark, bir komplikasyon anında ortaya çıkar. “Kaç tane yaptınız?” diye sormanızdan kimse rahatsız olmamalı.
2. Sertifika duvarı neyi anlatır, neyi anlatmaz?
Duvarda çerçeveli sertifikalar görürsünüz. Bunlar değerlidir ama sandığınız şeyi kanıtlamazlar. Bir sertifika, bir kursa katıldığınızı ya da bir eğitimi tamamladığınızı gösterir. O işlemi sizin yüzünüzde iyi yapacağını göstermez. Üç ayda dolgu, botoks sertifikası alıp uygulama yapanlar var.
Dolayısıyla ben sertifikanın varlığından çok kimin verdiğine bakarım. Üniversite, ulusal bir uzmanlık derneği ya da ürünün üretici firmasının resmi eğitimi bir şey ifade eder. İki günlük, kim tarafından düzenlendiği belli olmayan bir programın belgesi pek bir şey ifade etmez.
Asıl bakılması gereken uzmanlık ve süreklilik. Hekimin hangi alanda çalıştığı, güncel kongrelere katılıp katılmadığı, bir meslek derneğine üye olup olmadığı duvardaki çerçeve sayısından daha anlamlı işaretlerdir. Bunları sormaktan çekinmeyin. Ciddi bir hekim bu soruyu ilgi olarak karşılar.
3. Size “hayır” diyebiliyor mu?
Benim en çok önem verdiğim kriter bu. Bir kliniğin kalitesini en hızlı gösteren şey, size satmadığı işlemdir.
Muayenede haftada birkaç kez “bunu yaptırmanıza gerek yok” diyorum. Kimi zaman hastanın istediği işlem onun yüzünde bir şey değiştirmeyecektir. Kimi zaman sorun başka bir katmandadır, kimi zaman da beklenti gerçekçi değildir. Örneğin avuç içi terlemesine botoks yapılabilen bir uygulama, ama ben birçok kişiye yapmıyorum. Ne kadar dikkat ederseniz edin el hareketlerini bir miktar kısıtlıyor, bu yüzden müzisyenlere ya da gün boyu bilgisayar kullananlara pek önermiyorum. Kendi alanımın dışındaki bir şey sorulduğunda da açıkça söylüyorum: ben cerrah olmadığım için cerrahi çalışmalar yapmıyorum ve hastamı o işi yapan meslektaşıma yönlendiriyorum.
Vaadin diline de dikkat edin. Sonucu peşinen taahhüt eden ya da sonucun kişiden kişiye değişmeyeceğini ima eden cümleler tıbben kurulabilecek cümleler sayılmaz. Biz size en fazla şunu söyleyebiliriz: benzer durumdaki hastalarda genellikle şu aralıkta bir iyileşme görüyoruz, bu kişiden kişiye değişir ve tazeleme gerektirir. Dürüst hekim, sonucun tavanını baştan söyler.
Baskı da bir uyarı işaretidir. “Bugüne özel”, “şimdi karar verirseniz” türünden aciliyet cümleleri satışla ilgilidir. Sağlık kararı verirken acele etmeniz gereken durum acil bir sağlık sorunudur. Estetik bir plan o kategoriye girmez.

4. Göremediğiniz şeyi nasıl anlarsınız: hijyen ve sterilizasyon
Sterilizasyon, hastanın en az görebildiği ama en çok etkilendiği alan. Otoklavın içini göremezsiniz, ürünün soğuk zincirini takip edemezsiniz. Yine de dolaylı işaretler epey şey söyler.
Bakabileceğiniz birkaç şey var. Uygulama odası bekleme alanından ayrı mı? İşlem masası her hasta arasında değişen tek kullanımlık örtüyle mi hazırlanıyor? Hekim eldiveni sizin önünüzde mi takıyor? Kullanılan ürünün kutusu ve son kullanma tarihi size gösteriliyor mu, iğneler ambalajından yanınızda mı açılıyor? Bunların hiçbiri özel bilgi gerektirmez, sadece dikkat ister.
Ürünün kaynağı ayrı bir konu. Türkiye’de kullanılan tıbbi ürünlerin ruhsatlı ve takip edilebilir olması gerekir. Sağlık Bakanlığı onayıyla gelen bir dolgunun CE belgesi olmalı. Kutunun barkodunu okutup Ürün Takip Sistemi’nden (ÜTS) kontrol edebilirsiniz. Kullanılacak ürünün adını sormak ve kutusunu görmek en doğal hakkınız. Olağandışı ucuz bir uygulama duyduğunuzda aklınıza ilk gelmesi gereken soru “neden bu kadar ucuz?” olmalı, çünkü bu işte ucuzluk çoğu zaman malzemeden çıkar.
5. Yüzünüze mi bakıyor, listeye mi?
Son kriter biraz daha soyut ama farkı en çok yaratan bu. İyi bir değerlendirmede hekim önce sizi dinler, sonra yüzünüzü bir bütün olarak okur. Kötü bir değerlendirmede ise elinde bir menü vardır ve sizi o menüye uydurmaya çalışır.
Yüzü katman katman düşünün. En altta kemik var, onun üstünde yağ tabakası, arada kaslar, onun üstünde yüzeysel yağ tabakası, bunları birbirine bağlayan bağ dokusu ve en üstte deri. Şikâyetiniz “yorgun görünüyorum” olabilir ama bunun kaynağı bu katmanlardan herhangi biri olabilir. Bu yüzden ciddi bir görüşmede hangi işlemin yapılacağından önce sorunun nerede olduğu konuşulur.
İşin bir de katmanların dışında kalan tarafı var. Uyku, beslenme, güneş, sigara ve hormonal durum, cildin ve dokunun görünümüyle doğrudan ilgili. Hastalarıma sık söylerim: biz dokunuzu iyileştirmeye yardımcı oluruz, korumak sizin ev ödeviniz. İyi bir plan bu konuşmayı da içerir.

Dürüst olayım, bu beş kriter size kusursuz bir sonuç sağlamaz. Tıpta böyle bir güvence yok. Ama kötü bir seçim yapma ihtimalinizi ciddi biçimde düşürür. Kendinizi rahat hissetmediğiniz, soru soramadığınız bir yerde işlem yaptırmayın. İlk görüşmede bu beş başlığın hepsini sorabilirsiniz ve verilen cevapların ne kadar açık olduğu size o klinik hakkında yeterince fikir verir.
Kaynaklar ve İleri Okuma
- T.C. Sağlık Bakanlığı / TİTCK — tıbbi cihaz, ruhsatlı ürün ve sağlık tesisi düzenlemeleri: titck.gov.tr
- American Academy of Dermatology — kozmetik işlem öncesi hekim seçimi konusunda hasta bilgilendirmesi: aad.org
- Cleveland Clinic — kozmetik işlemler, riskler ve hasta güvenliği: my.clevelandclinic.org
- ISAPS — uluslararası estetik uygulama standartları ve hasta güvenliği ilkeleri: isaps.org