Rejeneratif Tıp ve Kök Hücre: Estetikte Ne Anlama Geliyor?

Rejeneratif tıp ve kök hücre estetikte ne yapar, neyi vaat etmez? Dr. Sinan Akyürek bütüncül tıp perspektifinden dürüst bir çerçeve çiziyor.

Dr. Sinan Akyürek Klinik — rejeneratif tıp ve kök hücre yaklaşımı

Kök hücre iki kelime. Ama muayenede bu kelimeyi kullandığım anda hastanın gözündeki beklenti çoğu zaman gerçeğin çok ötesine geçiyor. Kimine göre her derde deva, kimine göre pahalı bir moda, kimine göre bilim kurgu. Rejeneratif tıp bunların hiçbiri sayılmaz. Gerçek ama sınırları olan, dikkatle konuşulması gereken bir alan. Bu konuyu ulusal kanallarda da anlattım, çünkü burada yanlış bilgi özellikle zarar veriyor. Estetikte gerçekte ne yaptığını, neyi yapmadığını hekim gözüyle anlatayım.

Rejeneratif tıp nedir, kök hücre nerede duruyor?

Şimdi, rejeneratif tıp en sade haliyle vücudun kendi onarım kapasitesini uyandırmayı hedefleyen bir yaklaşım. Klasik tedavide çoğu zaman bir sorunu dışarıdan bir maddeyle bastırırız. Burada dokuya “kendini onar” sinyali vermeye çalışıyoruz. Kök hücre bu çerçevenin en çok konuşulan, en çok da abartılan parçası.

Kök hücreler henüz ne olacağına karar vermemiş, dokuyu sıfırdan yapabilecek kapasitede hücreler. Erişkinde de varlar ama iki türlü. Bir kısmı dokunun içinde durur ve yalnız o dokuyu onarabilir. Bir kısmı kemik iliğinde ya da yağ hücrelerinin arasında durur ve birden fazla dokuyu onarabilir; mezenkimal kök hücre dediğimiz bunlar. Yalnız deriyle ilgili bir onarım düşünüyorsanız kulak arkasından alınan küçük deri parçalarından elde edilen hücreler işinizi görür. Yağ, kemik, bağ doku ve kas gibi derin dokuları da onarmak istiyorsanız mezenkimal kök hücreye ihtiyacınız var.

Bir ayrımı da bilmek gerekiyor. Estetikte “kök hücre tedavisi” diye duyduğunuz uygulamaların bir kısmı hücrenin kendisinden çok onun ürettiği sinyal moleküllerinden, büyüme faktörlerinden ve eksozomlardan faydalanıyor. Saçta yaptığımız mikrogreft uygulaması da halk arasında kök hücre olarak biliniyor. Dolayısıyla duyduğunuz her şey kök hücrenin doğrudan nakli olmayabilir. Abartılı vaatlerin çoğu bu bulanıklıktan besleniyor.

Bu konuya neden böyle bakıyorum?

Ben hekimliğe klasik tıbbın içinden geldim; Cerrahpaşa’da okudum, sonra tamamlayıcı tıp uygulamalarıyla da çalışmaya başladım. Bu ikisi bende bir arada duruyor. Klasik tıp bana kanıtı ve şüpheyi öğretti. Bir iddia varsa dayanağını sorarım. Bir takipçim “bir seans kök hücre on seans ozona eşitmiş” diye yazmıştı; böyle bir çalışma yok, kaynağını sordum. İkinci bakış ise bana yüzü tek bir bölgeden ibaret görmemeyi, kişiyi bir bütün olarak değerlendirmeyi öğretti.

Rejeneratif tıp bu ikisinin kesiştiği yerde duruyor. Doğru kullanıldığında dokunun kendi kaynaklarını harekete geçiren güçlü bir araç. “Her şeyi çözer” denildiği anda ise konuşan artık pazarlama oluyor. Benim işim aradaki çizgiyi hastaya dürüstçe göstermek.

Estetikte gerçekte ne işe yarıyor?

En anlamlı olduğu alan doku kalitesi. Fibroblastların uyarılmasıyla kolajen ve elastin üretimini destekliyoruz; cilt daha nemli, daha diri görünüyor. İnce çizgilerde, doku yorgunluğunda ve sönük görünümde kademeli bir iyileşme bekliyoruz. Yara izlerinde de dokunun daha kusursuz onarılmasına yardım edebiliyor. Kimi zaman da eksozom uygulamaları ya da MCT Exo-Tech gibi işlemlerin zeminini tamamlıyor.

Kimde daha iyi sonuç verdiği de önemli. Çok genç, ciddi bir yarası ya da izi olmayan birinin pek ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Altmış yaşın üzerinde ise kişinin kendi kök hücreleri de yaşlandığı için beklenen sonuç alınamayabiliyor. Bana en uygun aralık 35 ile 55 yaş gibi geliyor. Sonuç için de sabır gerekiyor; hücrelerin çalışması için en az dört hafta, bazen iki üç ay beklemek gerekebiliyor.

Rejeneratif tıbbın estetikte yaptıkları: cilt kalitesi ve canlılık, onarım süreçleri, diğer işlemlere bütünsel destek

Neyi yapmaz?

Aslına bakarsanız kök hücre bağ dokuyu da onardığı için yüzde bir toparlanma sağlıyor, bunu iki üç ay sonra daha net görüyorsunuz. Ama ileri bir sarkma varsa orada cerrahi ya da askı yöntemleri konuşulur; kök hücre tek başına o işi yapmaz. Belirgin bir hacim kaybında dengeli bir dolgu planı daha doğru. Yaşlanmayı da durdurmuyor. Süreci destekliyor, yavaşlatabiliyor ama zamanı geri sarmıyor. Herkese aynı uygulanan standart bir paket de yok; plan, seans sayısı ve gerçekçi beklenti kişiden kişiye değişiyor.

Rejeneratif tıbbın yapmadıkları: ileri sarkmayı geri almaz, kaybolmuş hacmi doldurmaz, yaşlanmayı durdurmaz, standart paket değildir

Kliniğe gelenlerin çoğunun aklında “tek bir işlem yaptırayım, her şeye iyi gelsin” var. “Tek seansta on yaş gençleşeceğim” diye gelen hastada işim önce o beklentiyi nazikçe gerçeğe çekmek oluyor.

Güvenlik ve mevzuat

Rejeneratif uygulamalar tıbbi işlemlerdir ve ciddiyetle ele alınmalı. Türkiye’de kök hücre ve ileri rejeneratif uygulamalar mevzuatla düzenleniyor; hangi uygulamanın nerede, hangi koşulda yapılabileceği belli. İnternette dolaşan “her şeyi çözen kök hücre” içeriklerinin büyük kısmı ne bu çerçeveye ne de bilimsel gerçeğe uyuyor. Size bir uygulama önerildiğinde soracağınız sorular basit. Bilimsel dayanağı ne? Yasal çerçevede mi? Bana neyi vaat ediyor, neyi etmiyor? Dürüst bir hekim bu soruların hepsine memnuniyetle cevap verir.

Benim yaklaşımım, heyecan verici bir alanı gerçekçi ve güvenli sınırları içinde kullanmak. Körü körüne reddetmiyorum, abartmıyorum da. Sizin için anlamlı olup olmadığını ancak yüz yüze bir değerlendirmeyle netleştirebiliriz.

Kaynaklar ve İleri Okuma

İlgili tedavi: Kök Hücre — detayları görüntüle

Randevu

Sorularınız için danışın

WhatsApp’tan birkaç dakikada bilgi alın, ücretsiz konsültasyon planlayın.